Türkiye’de yapay zekâ ve robotik sanayi, son yıllarda ülkenin teknoloji ve sanayi politikalarının en önemli gelişme alanlarından biri hâline gelmiştir. Yapay zekâ artık yalnızca yazılım sektörünün bir konusu olmaktan çıkmış; otomotiv, savunma sanayii, makine, elektronik, enerji, sağlık, lojistik, tarım, finans ve üretim sektörlerinin dönüşümünde temel teknolojilerden biri hâline gelmiştir.
Robotik ise yapay zekânın fiziksel dünyadaki en önemli uygulama alanlarından biridir. Endüstriyel robotlar, otonom mobil robotlar, depo robotları, insansı robotlar, cerrahi robotlar, tarım robotları ve insansız hava/deniz/kara araçları Türkiye’de giderek daha fazla kullanılmaktadır.
Türkiye’nin güçlü imalat altyapısı, otomotiv ve savunma sanayii, gelişen elektronik sektörü, üniversiteleri, teknoparkları ve geniş KOBİ tabanı; yapay zekâ ve robotik teknolojilerinin sanayiye aktarılması açısından önemli avantajlar sağlamaktadır.
2026 yılında açıklanan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı da bu dönüşümü hızlandırmayı hedeflemektedir. Plan kapsamında 2030 yılına kadar veri merkezi kurulu gücünün en az 1 GW seviyesine çıkarılması, 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesi hedeflenmiştir.
2. Türkiye’de Yapay Zekâ Ekosistemi
Türkiye’de yapay zekâ ekosistemi üç temel yapı üzerine gelişmektedir:
- Kamu ve devlet destekleri
- Üniversiteler ve araştırma merkezleri
- Özel sektör ve teknoloji girişimleri
Bu yapıların yanında teknoparklar, kuluçka merkezleri, yatırım fonları, sanayi kuruluşları ve KOBİ’ler de ekosistemin önemli parçalarıdır.
Özellikle TÜBİTAK’ın Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı, akademi ile sanayinin bir araya gelmesini amaçlamaktadır.
2026 çağrısında;
- Akıllı üretim sistemleri
- Akıllı tarım, gıda ve hayvancılık
- Finans teknolojileri
- İklim değişikliği ve sürdürülebilirlik
- Akıllı eğitim teknolojileri
öncelikli alanlar olarak belirlenmiştir.
2025 çağrısında 53 konsorsiyum proje başvurusu yapılmış ve değerlendirme sonunda 23 konsorsiyumun projesi desteklenmeye hak kazanmıştır.
Bu yaklaşım, Türkiye’nin yalnızca yapay zekâ yazılımı geliştirmesinden ziyade yapay zekâyı gerçek sanayi problemlerinin çözümünde kullanmaya yöneldiğini göstermektedir.
3. Yapay Zekâ ve Akıllı Üretim
Türkiye açısından yapay zekânın en önemli kullanım alanlarından biri akıllı üretimdir.
Geleneksel fabrikalarda üretim büyük ölçüde önceden belirlenmiş programlara dayanırken, yapay zekâ destekli fabrikalar üretim sürecinden sürekli veri toplayarak kendi performanslarını analiz edebilir.
Yapay zekâ;
- üretim planlaması,
- kalite kontrol,
- arıza tahmini,
- enerji yönetimi,
- stok yönetimi,
- talep tahmini,
- tedarik zinciri optimizasyonu,
- görüntü işleme,
- üretim hattı optimizasyonu
gibi alanlarda kullanılabilir.
Örneğin bir otomotiv fabrikasında kameralar ürünleri sürekli kontrol ederek üretim hatalarını insan kontrolünden daha hızlı tespit edebilir.
Makine sensörlerinden alınan sıcaklık, titreşim ve basınç verileri ise yapay zekâ tarafından analiz edilerek makinenin arızalanma ihtimali önceden tahmin edilebilir.
Bu sistem predictive maintenance – öngörücü bakım olarak adlandırılmaktadır.
4. Türkiye’de Robotik Sanayi
Robotik sanayi, Türkiye’nin yapay zekâ dönüşümünün fiziksel üretim tarafını oluşturmaktadır.
Türkiye’deki robotik uygulamalar özellikle:
- otomotiv,
- beyaz eşya,
- metal,
- makine,
- elektronik,
- plastik,
- gıda,
- lojistik,
- savunma
sektörlerinde yoğunlaşmaktadır.
Robotlar özellikle tekrarlanan, yüksek hassasiyet gerektiren veya insanlar için riskli işlerde kullanılmaktadır.
Örneğin:
- kaynak robotları,
- boya robotları,
- montaj robotları,
- paletleme robotları,
- paketleme robotları,
- kesim robotları,
- CNC otomasyon sistemleri,
- kalite kontrol robotları
Türkiye’deki modern fabrikaların önemli parçaları hâline gelmektedir.
5. Endüstriyel Robotlar ve Otomotiv
Türkiye’nin otomotiv sanayii robotik teknolojiler açısından en önemli sektörlerden biridir.
Bursa, Kocaeli, Sakarya, İstanbul ve çevresindeki otomotiv üretim tesislerinde yüksek seviyede otomasyon kullanılmaktadır.
Robotlar özellikle:
- kaynak,
- gövde montajı,
- boya,
- parça taşıma,
- kalite kontrol,
- montaj,
- lojistik
işlerinde kullanılmaktadır.
Gelecekte otomotiv fabrikalarında yapay zekâ ile robotik sistemlerin daha fazla bütünleşmesi beklenmektedir.
Böylece robot yalnızca kendisine verilen komutu uygulayan bir makine olmaktan çıkıp üretim koşullarını analiz eden ve bazı kararları gerçek zamanlı olarak verebilen bir sisteme dönüşebilir.
6. Savunma Sanayiinde Yapay Zekâ ve Robotik
Türkiye’nin savunma sanayii, yapay zekâ ve robotik teknolojilerinin en hızlı geliştiği alanlardan biridir.
Türkiye’de geliştirilen insansız sistemler;
- İHA,
- SİHA,
- insansız kara araçları,
- insansız deniz araçları,
- otonom sistemler,
- keşif ve gözetleme sistemleri
gibi birçok alanda kullanılmaktadır.
Yapay zekâ bu sistemlerde;
- görüntü işleme,
- hedef tanıma,
- nesne sınıflandırma,
- otonom navigasyon,
- rota planlama,
- sensör füzyonu,
- karar destek
gibi işlevlerde kullanılabilir.
Bu nedenle savunma sanayii, Türkiye’nin yapay zekâ ve robotik yeteneklerinin ticarileşmesi açısından da önemli bir teknoloji laboratuvarı konumundadır.
7. İnsansız Kara Araçları
Robotik alanında Türkiye’nin dikkat çeken gelişim alanlarından biri insansız kara araçlarıdır.
Bu araçlar;
- askeri lojistik,
- keşif,
- güvenlik,
- arama-kurtarma,
- tehlikeli bölgelerde operasyon
gibi alanlarda kullanılabilir.
Gelecekte yapay zekâ sayesinde bu araçların insan müdahalesine daha az ihtiyaç duyması ve karmaşık arazilerde daha bağımsız hareket edebilmesi beklenmektedir.
8. İnsansız Deniz Araçları
Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olduğu için deniz robotikleri de stratejik önem taşımaktadır.
İnsansız deniz araçları;
- deniz gözetleme,
- liman güvenliği,
- su altı araştırmaları,
- çevresel izleme,
- arama-kurtarma,
- denizcilik,
- savunma
alanlarında kullanılabilir.
Özellikle yapay zekâ destekli navigasyon sistemleri, deniz araçlarının insan müdahalesi olmadan belirli görevleri yerine getirmesine olanak sağlayabilir.
Bu alan Türkiye’nin savunma sanayii ile denizcilik sektörünün kesiştiği önemli teknoloji alanlarından biri olabilir.
9. Yapay Zekâ ve Makine Sanayii
Türkiye’nin güçlü makine sanayii, yapay zekâ ve robotik dönüşüm için önemli bir altyapı oluşturmaktadır.
Geleceğin makineleri yalnızca mekanik sistemlerden oluşmayacaktır.
Modern makinelerde;
- sensörler,
- kameralar,
- işlemciler,
- yapay zekâ yazılımları,
- robotik kollar,
- IoT bağlantıları,
- bulut sistemleri
birlikte çalışacaktır.
Bu nedenle Türkiye’nin makine üreticileri için gelecekte önemli rekabet avantajlarından biri akıllı makine üretimi olacaktır.
10. Yapay Zekâ ve Elektronik Sanayi
Yapay zekâ ve robotik sistemlerin gelişmesi elektronik sektörünü de doğrudan etkilemektedir.
Robotların çalışabilmesi için;
- işlemciler,
- sensörler,
- kameralar,
- motor sürücüleri,
- kontrol kartları,
- haberleşme modülleri,
- güç elektroniği,
- gömülü sistemler
gerekmektedir.
Türkiye’nin elektronik ve savunma elektroniği altyapısının geliştirilmesi, robotik sektörünün yerlileşmesi açısından kritik önem taşımaktadır.
Uzun vadede Türkiye için yalnızca robot montajı değil, robotların elektronik ve kontrol sistemlerinin de yerli olarak geliştirilmesi önem kazanacaktır.
11. Sağlıkta Yapay Zekâ ve Robotik
Sağlık sektörü de önemli bir uygulama alanıdır.
Yapay zekâ;
- tıbbi görüntüleme,
- hastalık risk analizi,
- klinik karar destek,
- ilaç araştırmaları,
- hasta takip sistemleri,
- kişiselleştirilmiş tıp
alanlarında kullanılabilir.
Robotik ise;
- cerrahi robotlar,
- rehabilitasyon robotları,
- yaşlı bakım robotları,
- hastane lojistik robotları
gibi alanlarda gelişmektedir.
Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyeli de bu teknolojilerin geliştirilmesi açısından önemli bir avantaj sağlayabilir.
12. Tarım Robotikleri
Türkiye’nin büyük tarım sektörü, yapay zekâ ve robotik için önemli bir pazar oluşturmaktadır.
Akıllı tarım sistemleri;
- drone görüntüleri,
- uydu verileri,
- toprak sensörleri,
- hava durumu verileri,
- yapay zekâ,
- otonom makineler
kullanarak üretim verimliliğini artırabilir.
Tarım robotları gelecekte;
- ürün toplama,
- yabancı ot temizleme,
- ilaçlama,
- sulama,
- ürün sınıflandırma,
- toprak analizi
gibi görevlerde kullanılabilir.
TÜBİTAK’ın 2026 Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı’nda akıllı tarım, gıda ve hayvancılığın öncelikli alanlar arasında bulunması bu sektörün stratejik önemini göstermektedir.
13. Lojistik ve Depo Robotları
Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında önemli bir lojistik merkez olması, depo otomasyonu ve robotik lojistik açısından büyük bir potansiyel yaratmaktadır.
Modern depolarda robotlar;
- ürün taşıma,
- sipariş toplama,
- paketleme,
- stok sayımı,
- palet taşıma
işlerini gerçekleştirebilir.
Yapay zekâ ise hangi ürünün nerede bulunması gerektiğini, hangi siparişlerin önce hazırlanacağını ve robotların hangi rotayı izlemesi gerektiğini hesaplayabilir.
Bu sistemlerin yaygınlaşması özellikle büyük lojistik merkezleri, e-ticaret depoları ve organize sanayi bölgelerinde verimliliği artırabilir.
14. KOBİ’ler ve Yapay Zekâ
Türkiye’de sanayinin önemli bir bölümü KOBİ’lerden oluşmaktadır.
Bu nedenle yapay zekâ ve robotik dönüşüm yalnızca büyük şirketlerle sınırlı kalmamalıdır.
KOBİ’lerin kullanabileceği sistemler arasında:
- yapay zekâ destekli muhasebe,
- satış tahmini,
- stok optimizasyonu,
- müşteri hizmetleri,
- kalite kontrol kameraları,
- robotik üretim hücreleri,
- CNC otomasyonu,
- enerji optimizasyonu
bulunmaktadır.
KOBİ’lerin düşük maliyetli yapay zekâ ve otomasyon çözümlerine erişebilmesi, Türkiye’nin genel sanayi verimliliği açısından kritik olacaktır.
15. Türkiye’nin Yapay Zekâ Destekleri
Türkiye’de yapay zekâ çalışmalarını destekleyen önemli kuruluşlardan biri TÜBİTAK’tır.
1711 Yapay Zekâ Ekosistem Programı, şirketleri teknoloji sağlayıcıları ve akademik araştırma kuruluşlarıyla bir araya getiren bir model geliştirmiştir.
2026 çağrısında müşteri kuruluş, teknoloji sağlayıcı şirket, üniversite veya kamu araştırma merkezi ve TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü arasında konsorsiyum modeli öngörülmektedir.
Ayrıca kamu kurumlarının yapay zekâ ihtiyaçlarına yönelik 2026 Kamu Yapay Zekâ Ekosistemi çağrısı da açılmıştır.
Bu durum, yapay zekânın yalnızca özel şirketlerin geliştirdiği ticari bir teknoloji olmaktan çıkıp kamu hizmetlerinde de stratejik bir teknoloji hâline geldiğini göstermektedir.
16. Türkiye’nin Yerli Yapay Zekâ Modelleri
Türkiye’nin uzun vadeli hedeflerinden biri yalnızca yabancı yapay zekâ modellerini kullanmak değil, kendi yapay zekâ modellerini ve altyapılarını geliştirmektir.
2026 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK tarafından geliştirilen 37 milyar parametreli Bilge Dil Modelinin geliştiricilerin kullanımına açılmasının planlandığını açıkladı.
Yerli dil modellerinin geliştirilmesi;
- Türkçe veri işleme,
- kamu hizmetleri,
- savunma,
- finans,
- eğitim,
- sağlık,
- müşteri hizmetleri,
- sanayi
gibi alanlarda stratejik önem taşıyabilir.
17. Veri Merkezleri ve Yapay Zekâ Altyapısı
Yapay zekâ sanayisinin gelişmesi için yalnızca yazılımcılar ve algoritmalar yeterli değildir.
Büyük yapay zekâ modelleri için;
- veri merkezleri,
- GPU altyapısı,
- yüksek hızlı ağlar,
- elektrik enerjisi,
- soğutma sistemleri,
- büyük veri depolama,
- siber güvenlik
gerekmektedir.
Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 2030 yılına kadar veri merkezi kurulu gücünün en az 1 GW seviyesine çıkarılması hedeflenmiştir.
Bu hedef, Türkiye’nin gelecekte bölgesel bir yapay zekâ ve veri merkezi merkezi olma potansiyeli açısından önemlidir.
18. Robotik ve Yapay Zekânın Birleşmesi
Gelecekte yapay zekâ ve robotik birbirinden ayrı sektörler olmaktan giderek çıkacaktır.
Bugünkü robotların çoğu belirli görevleri programlandığı şekilde yerine getirirken, geleceğin robotları çevresini algılayabilecek, öğrenebilecek ve değişen koşullara göre hareket edebilecektir.
Bu dönüşüm;
Sensör → Veri → Yapay Zekâ → Karar → Robotik Hareket → Geri Bildirim
döngüsü üzerinden gerçekleşecektir.
Örneğin bir üretim robotu yalnızca parçayı taşımak yerine kameradan parçayı tanıyabilir, üretim hatasını tespit edebilir ve çalışma biçimini buna göre değiştirebilir.
TÜBİTAK’ın Avrupa araştırma programları kapsamında robotik ve endüstriyel otomasyonda üretken yapay zekâ çözümlerini ayrıca bir araştırma alanı olarak tanımlaması da bu yakınlaşmanın önemini göstermektedir.
19. İnsan-Robot İş Birliği
Geleceğin fabrikalarında robotların insanların tamamen yerine geçmesi yerine insan-robot iş birliği daha önemli bir model olabilir.
İnsanlar;
- karar verme,
- tasarım,
- yaratıcılık,
- karmaşık problem çözme
gibi görevlerde çalışırken robotlar;
- ağır kaldırma,
- tekrarlanan işlemler,
- tehlikeli görevler,
- hassas montaj
gibi işleri üstlenebilir.
Bu sistemlere cobot – collaborative robot adı verilmektedir.
Türkiye’nin KOBİ ağı açısından düşük maliyetli ve esnek cobot sistemleri önemli bir büyüme alanı olabilir.
20. Türkiye’de Robotik ve Yapay Zekâ İçin Önemli Bölgeler
Yapay zekâ ve robotik sanayinin gelişiminde bazı bölgeler öne çıkmaktadır.
İstanbul
Türkiye’nin en büyük teknoloji, finans ve girişimcilik merkezi.
Özellikle:
- yazılım,
- fintech,
- yapay zekâ,
- elektronik,
- robotik,
- startup ekosistemi
alanlarında önemlidir.
Ankara
Savunma sanayii, kamu teknolojileri, üniversiteler ve araştırma kuruluşları açısından güçlüdür.
Kocaeli
Otomotiv, kimya, makine ve ileri imalat açısından önemlidir.
Bursa
Otomotiv, makine, tekstil ve yan sanayi altyapısı robotik otomasyon için büyük bir pazar oluşturmaktadır.
İzmir
Üniversiteler, teknoloji girişimleri, liman ekonomisi, lojistik, tarım teknolojileri ve savunma sanayii açısından önemli bir merkezdir.
Konya
Makine, otomotiv yan sanayi, tarım makineleri ve üretim teknolojileri açısından önemli bir potansiyele sahiptir.
Kayseri
Mobilya, makine, metal ve üretim sanayii robotik otomasyon için önemli sektörlerdir.
21. Yapay Zekâ ve Savunma Teknolojilerinin Geleceği
Türkiye’nin savunma sanayii deneyimi, yapay zekâ ve robotik alanında önemli bir avantaj yaratmaktadır.
Gelecekte;
- otonom hava araçları,
- sürü sistemleri,
- insansız kara araçları,
- insansız deniz araçları,
- yapay zekâ destekli radarlar,
- görüntü analiz sistemleri,
- otonom lojistik,
- simülasyon sistemleri
daha fazla önem kazanacaktır.
Bu teknolojilerin bir kısmı daha sonra sivil sektörlere de aktarılabilir.
22. Yapay Zekâ ve Yeşil Dönüşüm
Yapay zekâ, sanayinin çevresel performansının geliştirilmesinde de kullanılabilir.
Örneğin yapay zekâ;
- enerji tüketimini tahmin edebilir,
- üretim sırasında oluşan atıkları azaltabilir,
- makinelerin enerji kullanımını optimize edebilir,
- lojistik rotalarını iyileştirebilir,
- üretim hatlarının verimliliğini artırabilir.
Bu nedenle yapay zekâ, Türkiye’nin yeşil dönüşüm ve düşük karbonlu üretim hedefleriyle de ilişkilidir.
23. Sektörün Karşılaştığı Sorunlar
Türkiye’nin yapay zekâ ve robotik sanayisinde önemli fırsatlar bulunmasına rağmen bazı sorunlar da vardır.
Nitelikli insan kaynağı
Yapay zekâ, robotik, elektronik, matematik ve veri bilimi alanlarında yüksek nitelikli uzmanlara ihtiyaç vardır.
Yüksek teknoloji donanımı
GPU, sensör, ileri işlemci ve bazı elektronik bileşenlerde dışa bağımlılık önemli bir konudur.
Yatırım maliyetleri
Robotik sistemlerin kurulumu özellikle KOBİ’ler için yüksek başlangıç maliyeti oluşturabilir.
Veri
Yapay zekânın başarısı kaliteli ve güvenilir verilere bağlıdır.
Enerji
Büyük veri merkezleri ve yapay zekâ hesaplama sistemleri yüksek miktarda enerji tüketebilir.
Siber güvenlik
Fabrikaların internete ve yapay zekâ sistemlerine bağlanması yeni siber güvenlik riskleri ortaya çıkarabilir.
Akademi-sanayi bağlantısı
Üniversitelerde geliştirilen araştırmaların ticari ürünlere dönüştürülmesi daha da güçlendirilmelidir.
24. Türkiye İçin Büyük Fırsatlar
Türkiye’nin bu alandaki en önemli avantajlarından biri güçlü bir gerçek üretim ekonomisine sahip olmasıdır.
Yapay zekâ şirketleri için yalnızca yazılım geliştirmek yerine;
Yapay zekâ + otomotiv + makine + savunma + elektronik + enerji + lojistik + tarım
kombinasyonu büyük bir pazar oluşturabilir.
Türkiye aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Balkanlar arasında bir üretim ve lojistik merkezi konumundadır.
Bu durum Türkiye’de geliştirilen robotik ve yapay zekâ çözümlerinin bölgesel pazarlara ihraç edilmesi için önemli bir avantaj yaratmaktadır.
25. Gelecekte Türkiye’nin Robotik Sanayisi
Önümüzdeki yıllarda Türkiye’de şu alanların daha hızlı gelişmesi beklenebilir:
- Endüstriyel robotlar
- Cobotlar
- Otonom mobil robotlar
- Depo robotları
- Tarım robotları
- Sağlık robotları
- İnsansız kara araçları
- İnsansız deniz araçları
- İnsansız hava sistemleri
- Yapay zekâ destekli CNC makineleri
- Akıllı fabrikalar
- Görüntü işleme sistemleri
- Robotik kalite kontrol
- Akıllı lojistik
- İnsansı robotlar
26. Gelecekte Türkiye’nin Yapay Zekâ Sanayisi
Yapay zekâ tarafında ise;
- Türkçe büyük dil modelleri,
- üretken yapay zekâ,
- bilgisayarlı görü,
- doğal dil işleme,
- yapay zekâ destekli savunma sistemleri,
- sağlık yapay zekâsı,
- finansal yapay zekâ,
- endüstriyel yapay zekâ,
- akıllı şehirler,
- yapay zekâ destekli eğitim,
- otonom sistemler
önemli gelişim alanları olacaktır.
Türkiye’nin 2026 Yapay Zekâ Eylem Planı ile insan kaynağı, veri merkezi altyapısı ve yapay zekâ okuryazarlığına yönelik hedefler belirlemesi, sektörün önümüzdeki dönemde daha kurumsal bir yapıya kavuşabileceğine işaret etmektedir.
27. Türkiye İçin Stratejik Model
Türkiye’nin yapay zekâ ve robotik alanında küresel rekabet gücünü artırması için ideal sanayi modeli şu şekilde düşünülebilir:
Eğitim → Araştırma → Yapay Zekâ → Elektronik → Robotik → Akıllı Makine → Akıllı Fabrika → Yerli Üretim → İhracat
Bunun bir sonraki aşaması ise:
Yerli teknoloji → Bölgesel teknoloji merkezi → Küresel marka
olabilir.
Türkiye açısından en büyük fırsat yalnızca yapay zekâ yazılımı geliştirmek değil, yapay zekâyı fiziksel üretimle birleştirmektir.
Türkiye’de yapay zekâ ve robotik sanayi henüz gelişiminin erken ve hızlı dönüşüm aşamasındadır. Ancak Türkiye’nin güçlü otomotiv, savunma, makine, elektronik, beyaz eşya, lojistik ve imalat sanayii altyapısı bu teknolojilerin uygulanması için büyük bir pazar yaratmaktadır.
Özellikle yapay zekâ ile robotiğin birleşmesi, Türkiye’nin gelecekteki sanayi yapısını önemli ölçüde değiştirebilir.
Türkiye’nin uzun vadeli hedefi yalnızca robot kullanan veya yapay zekâ kullanan bir ülke olmak değil; robotları, yapay zekâ sistemlerini, elektronik bileşenleri, yazılımları ve akıllı makineleri tasarlayan ve ihraç eden bir ülke hâline gelmek olmalıdır.
Bu nedenle geleceğin Türkiye sanayisinde önemli dönüşüm zinciri:
Yapay Zekâ → Robotik → Akıllı Makineler → Akıllı Fabrikalar → Otonom Sistemler → Yüksek Teknolojili Üretim → Küresel İhracat
şeklinde gelişebilir.
2026 itibarıyla devletin yapay zekâ eylem planı, TÜBİTAK’ın yapay zekâ ekosistem programları ve kamu-sanayi-akademi iş birlikleri bu dönüşümün kurumsal altyapısını güçlendirmektedir.
İsterseniz bunu bir sonraki adımda tam İngilizceye çevirebilirim; ayrıca web siteniz için SEO başlığı, meta description, URL slug, FAQ ve Article Schema içeren SEO versiyonunu da hazırlayabilirim.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.