Türkiye’de Hayvancılık Sektörü

Written by

in

1. Türkiye’de Hayvancılık Sektörüne Genel Bakış

Hayvancılık, Türkiye tarım sektörünün en önemli üretim alanlarından biridir. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığın yanı sıra kanatlı hayvancılık, arıcılık, ipekböcekçiliği ve bunlara bağlı yem, veterinerlik, süt ve et işleme, deri, yün, lojistik ve gıda sanayileri geniş bir ekonomik ekosistem oluşturmaktadır.

Türkiye’nin coğrafi yapısı, farklı iklim bölgelerine sahip olması, geniş mera alanları, tarımsal üretim kapasitesi ve büyük iç pazarı hayvancılık açısından önemli avantajlar sağlamaktadır.

2025 yılı verilerine göre Türkiye’de büyükbaş hayvan sayısı 17 milyon 709 bin başa, küçükbaş hayvan sayısı ise 57 milyon 874 bin başa ulaşmıştır. Büyükbaş hayvan varlığı 2024’e göre %4,3, küçükbaş hayvan varlığı ise %5,4 artmıştır.

Bununla birlikte hayvan sayısındaki artış, et ve süt üretiminin aynı oranda yükseldiği anlamına gelmemektedir. 2025 yılında kırmızı et üretimi %10,5 azalarak yaklaşık 1,89 milyon tona, çiğ süt üretimi ise %4,9 azalarak yaklaşık 21,38 milyon tona gerilemiştir.

Bu durum Türkiye hayvancılığında yalnızca hayvan sayısının değil, hayvan başına verimliliğin, yem maliyetlerinin, genetik kalitenin ve işletme ölçeğinin de büyük önem taşıdığını göstermektedir.


2. Büyükbaş Hayvancılık

Türkiye hayvancılığının en önemli alanlarından biri büyükbaş hayvancılıktır. Büyükbaş üretimin temelini sığır yetiştiriciliği oluştururken manda yetiştiriciliği de daha sınırlı ölçekte devam etmektedir.

2025 yılında Türkiye’deki büyükbaş hayvan sayısı 17 milyon 709 bin baş olmuştur.

Bunun:

  • 17 milyon 544 bini sığır,
  • 164 bin 785’i manda

oluşturmaktadır.

Büyükbaş hayvancılık özellikle süt ve kırmızı et üretimi açısından stratejik öneme sahiptir.

Sığır yetiştiriciliği

Sığır yetiştiriciliğinde iki temel üretim modeli bulunmaktadır:

  • Süt sığırcılığı
  • Besicilik

Süt sığırcılığında yüksek süt verimine sahip kültür ve melez ırklar önem kazanırken, besicilikte et verimi ve yemden yararlanma kapasitesi ön plana çıkmaktadır.

Türkiye’de modern işletmelerin yanı sıra küçük ve orta ölçekli aile işletmeleri de büyükbaş hayvancılıkta önemli bir paya sahiptir.


3. Küçükbaş Hayvancılık

Türkiye’nin coğrafi yapısı küçükbaş hayvancılık için son derece uygundur. Özellikle geniş mera ve bozkır alanlarının bulunduğu bölgelerde koyun ve keçi yetiştiriciliği geleneksel tarımsal üretimin önemli bir parçasıdır.

2025 yılında Türkiye’deki küçükbaş hayvan sayısı 57 milyon 874 bin başa yükselmiştir.

Bunun:

  • 46 milyon 689 bini koyun,
  • 11 milyon 186 bini keçiden

oluşmaktadır.

Koyunculuk

Koyun yetiştiriciliği özellikle:

  • İç Anadolu
  • Doğu Anadolu
  • Güneydoğu Anadolu
  • Marmara’nın bazı bölgeleri
  • Ege’nin iç kesimleri

gibi bölgelerde yaygındır.

Koyunculuk yalnızca et üretimi açısından değil; süt, yapağı, deri ve damızlık hayvan üretimi açısından da önem taşımaktadır.

Keçi yetiştiriciliği

Keçi yetiştiriciliği özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerindeki makilik ve dağlık alanlarda gelişmiştir.

Keçi sütü ve bundan elde edilen peynir, yoğurt ve diğer ürünler hem iç pazarda hem de gastronomi turizminde değer kazanmaktadır.


4. Süt Hayvancılığı

Süt üretimi Türkiye hayvancılık sektörünün en büyük ekonomik alanlarından biridir.

Türkiye’de süt üretiminin büyük bölümü ineklerden elde edilmektedir. 2025 yılında toplam çiğ süt üretimi 21 milyon 379 bin ton olarak tahmin edilmiştir.

Bu üretimin:

  • %94,5’i inek sütü,
  • %3,7’si koyun sütü,
  • %1,6’sı keçi sütü,
  • %0,2’si manda sütünden

oluşmuştur.

2025 yılında çiğ süt üretimi 2024’e göre %4,9 azalmıştır.

Bu durum süt sektöründe yem maliyetleri, hayvan başına verimlilik, işletme maliyetleri ve üretici fiyatlarının önemini ortaya koymaktadır.

Süt üretimi; süt fabrikaları, mandıralar, peynir üreticileri, yoğurt ve ayran üreticileri, tereyağı ve süt tozu tesisleri gibi çok geniş bir sanayi zincirini beslemektedir.


5. Kırmızı Et Üretimi

Türkiye’de kırmızı et üretiminin temelini sığır yetiştiriciliği oluştururken koyun, keçi ve manda eti de üretimin önemli bileşenleridir.

TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’nin kırmızı et üretimi yaklaşık 1 milyon 885 bin ton olmuştur. Bu rakam 2024’e göre %10,5 düşüş anlamına gelmektedir.

2025 yılı tahmini üretiminde:

  • Sığır eti: 1 milyon 313 bin ton
  • Koyun eti: 468 bin ton
  • Keçi eti: 90,7 bin ton
  • Manda eti: 12,9 bin ton

olarak gerçekleşmiştir.

Sığır eti toplam üretimde açık ara en büyük paya sahiptir.

Türkiye’de kırmızı et sektörünün gelişimi için yalnızca kesim hayvanı sayısının artırılması değil, kaliteli damızlık üretimi, yem maliyetlerinin düşürülmesi, besi süresinin optimize edilmesi ve hayvan başına karkas veriminin yükseltilmesi önemlidir.


6. Kanatlı Hayvancılık

Kanatlı hayvancılık Türkiye’de oldukça gelişmiş ve sanayileşmiş hayvancılık alanlarından biridir.

Sektörün temel ürünleri:

  • Tavuk eti
  • Yumurta
  • Damızlık civciv
  • Yem
  • İşlenmiş kanatlı ürünleri

şeklinde sıralanabilir.

2025 yılında Türkiye’de tavuk eti üretimi 2 milyon 797 bin ton olarak gerçekleşmiş ve bir önceki yıla göre %11,3 artmıştır.

Buna karşılık tavuk yumurtası üretimi 19,89 milyar adet ile 2024’e göre %6 azalmıştır.

Kanatlı sektöründe entegre üretim modeli oldukça yaygındır. Büyük firmalar yem üretiminden damızlık yetiştiriciliğine, kuluçkadan tavuk yetiştiriciliğine, kesimden paketleme ve dağıtıma kadar birçok aşamayı aynı üretim zincirinde gerçekleştirebilmektedir.


7. Yem Sanayisi

Hayvancılık sektörünün en önemli girdilerinden biri yemdir.

Yem maliyetleri özellikle büyükbaş ve kanatlı hayvancılıkta üretim maliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.

Türkiye’deki yem sanayisi şu ürünleri kapsamaktadır:

  • Büyükbaş yemleri
  • Küçükbaş yemleri
  • Kanatlı yemleri
  • Buzağı yemleri
  • Süt yemleri
  • Besi yemleri
  • Mineral ve vitamin katkıları
  • Premiksler

Yem fiyatlarındaki artış doğrudan süt ve et üretim maliyetlerini etkilediği için yem bitkilerinin üretiminin artırılması sektör açısından stratejik öneme sahiptir.

Bu nedenle hayvancılık politikalarının yalnızca hayvan yetiştiriciliğine değil, yem üretimine ve tarla-hayvancılık entegrasyonuna da odaklanması gerekir.


8. Hayvan Sağlığı ve Veterinerlik Sektörü

Hayvan sağlığı, sürdürülebilir hayvancılığın temel şartlarından biridir.

Veterinerlik hizmetleri:

  • Hastalıkların teşhisi
  • Aşılama
  • Koruyucu sağlık uygulamaları
  • Hayvan refahı
  • Üreme yönetimi
  • Buzağı ve kuzu sağlığı
  • Sürü yönetimi
  • Biyogüvenlik
  • Hayvan hareketlerinin kontrolü

gibi birçok alanı kapsamaktadır.

Hayvan hastalıklarının kontrol altına alınması hem üretim kayıplarını azaltmak hem de gıda güvenliğini korumak açısından önemlidir.

Modern işletmelerde elektronik kulak küpeleri, hayvan takip sistemleri, sensörler ve dijital sürü yönetim programları giderek daha fazla kullanılmaktadır.


9. Damızlık Hayvan ve Genetik Islah

Türkiye hayvancılığının geleceği açısından genetik ıslah kritik öneme sahiptir.

Amaç yalnızca daha fazla hayvan yetiştirmek değil, aynı zamanda:

  • Daha fazla süt veren,
  • Daha hızlı büyüyen,
  • Daha yüksek et verimine sahip,
  • Hastalıklara daha dayanıklı,
  • Yemden daha iyi yararlanan,
  • İklim koşullarına daha iyi uyum sağlayan

hayvanların yetiştirilmesidir.

Suni tohumlama, embriyo transferi, genetik analiz ve seleksiyon programları bu alandaki temel teknolojiler arasındadır.

Genetik kapasitenin yükselmesi, uzun vadede hayvan başına üretimin artırılmasına yardımcı olabilir.


10. Hayvancılıkta Teknoloji ve Modern Üretim

Türkiye’de hayvancılık giderek daha fazla teknoloji kullanmaktadır.

Modern işletmelerde:

  • Otomatik sağım sistemleri
  • Süt analiz cihazları
  • Yemleme robotları
  • Akıllı ahırlar
  • Hayvan takip sensörleri
  • Sürü yönetim yazılımları
  • Kamera sistemleri
  • Otomatik gübre yönetimi
  • İklimlendirme sistemleri
  • Dijital veterinerlik kayıtları

kullanılabilmektedir.

Özellikle büyük ölçekli süt ve besi işletmelerinde otomasyon, işçilik maliyetlerini azaltırken üretim verimliliğini artırabilmektedir.


11. Hayvancılık ve Tarım Arasındaki İlişki

Hayvancılık sektörü bitkisel üretimden bağımsız düşünülemez.

Hayvanların ihtiyaç duyduğu:

  • Mısır silajı
  • Yonca
  • Fiğ
  • Arpa
  • Buğday
  • Yulaf
  • Çayır ve mera otları

gibi yem kaynaklarının önemli bölümü tarımsal üretimden sağlanmaktadır.

Hayvancılık işletmelerinden çıkan gübre ise tarım arazilerinde organik gübre olarak kullanılabilir.

Bu nedenle bitkisel üretim ile hayvancılığın entegre edilmesi:

Tarla → Yem → Hayvan → Süt/Et → Gübre → Tarla

şeklinde döngüsel bir üretim modeli oluşturabilir.


12. Arıcılık

Arıcılık da Türkiye hayvancılık sektörünün önemli alanlarından biridir.

Türkiye’nin farklı iklim ve bitki örtüsü bölgelerine sahip olması arıcılık için önemli avantaj yaratmaktadır.

Başlıca arıcılık ürünleri:

  • Bal
  • Balmumu
  • Propolis
  • Arı sütü
  • Polen

şeklinde sıralanabilir.

2025 yılında Türkiye’nin bal üretimi 97 bin 253 ton olarak gerçekleşmiş ve bir önceki yıla göre %1,8 artmıştır.

Türkiye’nin çam balı üretiminde özellikle Ege ve Akdeniz bölgeleri önemli bir yere sahiptir.


13. İpekböcekçiliği

İpekböcekçiliği Türkiye hayvancılık sektörünün daha küçük fakat geleneksel alanlarından biridir.

2025 yılında yaş ipek kozası üretimi %38,4 artarak 118 tona ulaşmıştır.

İpekböcekçiliği özellikle kırsal bölgelerde alternatif gelir kaynağı oluşturabilmektedir.

Üretilen ipek, tekstil ve geleneksel el sanatları sektörlerinde kullanılmaktadır.


14. Hayvancılıkta İşleme Sanayisi

Hayvancılık yalnızca canlı hayvan yetiştiriciliğinden oluşmaz.

Sektörün devamında büyük bir gıda ve imalat sanayisi bulunmaktadır.

Süt sanayisi

  • Süt
  • Peynir
  • Yoğurt
  • Ayran
  • Tereyağı
  • Krema
  • Süt tozu
  • Dondurma

gibi ürünler üretilmektedir.

Et sanayisi

  • Kesimhaneler
  • Et parçalama tesisleri
  • Sucuk
  • Salam
  • Sosis
  • Kavurma
  • Hazır yemek ürünleri
  • Dondurulmuş et ürünleri

sektörün başlıca faaliyet alanlarıdır.

Bu nedenle hayvancılık, gıda sanayisinin temel hammadde sağlayıcılarından biridir.


15. Deri, Yün ve Yan Ürünler

Hayvancılık sektöründen yalnızca et ve süt elde edilmez.

Hayvanlardan elde edilen diğer ekonomik ürünler arasında:

  • Deri
  • Yapağı
  • Kıl
  • Tiftik
  • Kemik
  • Jelatin hammaddeleri
  • Hayvansal yağlar

bulunmaktadır.

Bu ürünler deri, tekstil, kozmetik, ilaç, yem ve farklı imalat sektörlerinde kullanılabilmektedir.

Özellikle koyun ve keçi yetiştiriciliğinin geliştirilmesi, et ve süt üretiminin yanında bu yan ürünlerin ekonomik değerinin artırılmasını da sağlayabilir.


16. Hayvancılıkta Bölgesel Dağılım

Türkiye’nin farklı bölgeleri farklı hayvancılık modellerinde uzmanlaşmıştır.

Doğu Anadolu

Geniş mera alanları nedeniyle özellikle:

  • Büyükbaş
  • Koyun
  • Arıcılık

önemlidir.

İç Anadolu

Bozkır ve tarım alanları nedeniyle:

  • Koyunculuk
  • Büyükbaş besicilik
  • Süt hayvancılığı
  • Yem üretimi

ön plana çıkar.

Güneydoğu Anadolu

Özellikle:

  • Koyun yetiştiriciliği
  • Keçi yetiştiriciliği
  • Besicilik

önem taşımaktadır.

Ege Bölgesi

Süt hayvancılığı, küçükbaş hayvancılık ve arıcılık önemli faaliyetler arasındadır.

Akdeniz Bölgesi

Keçi yetiştiriciliği, süt hayvancılığı, arıcılık ve kanatlı hayvancılık farklı bölgelerde gelişmiştir.

Marmara Bölgesi

Büyük tüketim merkezlerine yakınlığı nedeniyle:

  • Süt işletmeleri
  • Büyükbaş hayvancılık
  • Kanatlı hayvancılık
  • Yumurta üretimi
  • Et ve süt işleme sanayisi

gelişmiştir.

Karadeniz Bölgesi

Dağlık yapı nedeniyle küçükbaş ve büyükbaş yetiştiriciliğinin yanında arıcılık da önemli bir faaliyettir.


17. Hayvancılıkta Devlet Destekleri

Türkiye’de hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla çeşitli destekleme programları uygulanmaktadır.

2026 yılı büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık desteklerinin birinci dönem başvuruları 1 Eylül 2026 tarihinde başlamış ve 1 Aralık 2026 tarihine kadar devam etmektedir. Destekler büyükbaşta buzağı/malak, küçükbaşta ise kuzu/oğlak üzerinden uygulanmaktadır.

Bunun yanında kırsal üretimi artırmaya yönelik projelerde:

  • Damızlık hayvan desteği
  • Sürü büyütme
  • Hayvan sağlığı
  • Yem üretimi
  • Genç üretici destekleri
  • Kadın üretici destekleri
  • Kırsal kalkınma yatırımları

gibi alanlar önem taşımaktadır.

2026 yılında uygulanan “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi” kapsamında da bölgesel koşullar, mera varlığı, yem bitkileri ve küçükbaş hayvan varlığı gibi kriterler dikkate alınmıştır.


18. Hayvancılık Sektörünün Başlıca Sorunları

Türkiye hayvancılık sektörünün önemli bir üretim kapasitesi bulunmasına rağmen çeşitli yapısal sorunları vardır.

Yem maliyetleri

Yem maliyetlerinin yüksek olması özellikle süt ve besi işletmelerinin kârlılığını doğrudan etkilemektedir.

Küçük işletme yapısı

Çok sayıda küçük ve aile işletmesinin bulunması modern teknoloji yatırımlarını ve ölçek ekonomisini zorlaştırabilmektedir.

Verimlilik

Hayvan sayısının artırılmasının yanında hayvan başına süt ve et veriminin yükseltilmesi gerekmektedir.

Damızlık hayvan ihtiyacı

Yüksek genetik kapasiteye sahip damızlık hayvanların yaygınlaştırılması önemli bir hedef olmaya devam etmektedir.

Mera yönetimi

Meraların verimli kullanılması, ot veriminin artırılması ve aşırı otlatmanın önlenmesi sürdürülebilir hayvancılık açısından önemlidir.

İklim değişikliği

Kuraklık, sıcak hava dalgaları ve su kaynaklarındaki değişimler yem üretimini ve hayvanların verimliliğini etkileyebilir.

Pazarlama

Üretici ile tüketici arasındaki zincirin uzun olması, üreticinin elde ettiği gelir ile nihai tüketici fiyatı arasında önemli farklar oluşmasına neden olabilir.


19. Hayvancılıkta Yeşil Dönüşüm

Geleceğin hayvancılık sektöründe çevresel sürdürülebilirlik giderek daha önemli olacaktır.

Başlıca hedefler:

  • Metan emisyonlarının azaltılması
  • Gübre yönetiminin iyileştirilmesi
  • Biyogaz üretimi
  • Güneş enerjisinin kullanılması
  • Su tüketiminin azaltılması
  • Yem verimliliğinin artırılması
  • Yerel yem kaynaklarının geliştirilmesi
  • Mera alanlarının korunması

özellikle büyük işletmeler açısından önem kazanacaktır.

Hayvansal atıklardan biyogaz ve elektrik üretimi, hem enerji maliyetlerinin azaltılmasına hem de çevresel etkilerin kontrol edilmesine katkı sağlayabilir.


20. Dijital Hayvancılık

Dijitalleşme Türkiye’de hayvancılığın geleceğini değiştirebilecek önemli alanlardan biridir.

Akıllı sensörler sayesinde hayvanların:

  • Vücut sıcaklığı
  • Hareketleri
  • Yem tüketimi
  • Su tüketimi
  • Süt verimi
  • Kızgınlık dönemi
  • Hastalık belirtileri

takip edilebilir.

Yapay zekâ destekli sistemler gelecekte hastalıkları daha erken tespit etmek, yemleme programlarını optimize etmek ve sürü yönetimini otomatikleştirmek için daha fazla kullanılabilir.

Bu gelişmeler özellikle büyük ölçekli süt ve besi işletmelerinde verimlilik artışı sağlayabilir.


21. Hayvancılık ve Gıda Güvenliği

Hayvancılık sektörü Türkiye’nin gıda güvenliği açısından stratejik öneme sahiptir.

Et, süt ve yumurta gibi temel gıda ürünlerinin yeterli, güvenilir ve uygun maliyetle üretilmesi toplumun gıda arzının sürdürülebilirliği açısından önemlidir.

Bu nedenle hayvancılık politikalarında:

  • Hayvan sağlığı
  • Yem güvenliği
  • Veteriner kontrolü
  • Gıda işletmelerinin denetimi
  • Soğuk zincir
  • İzlenebilirlik
  • Hijyen

gibi konular büyük önem taşımaktadır.


22. Hayvancılıkta İhracat Potansiyeli

Türkiye’nin hayvancılık sektöründe ihracat potansiyeli yalnızca canlı hayvan ve et ile sınırlı değildir.

İhracat açısından:

  • Süt ürünleri
  • Peynir
  • Yoğurt
  • Tereyağı
  • Dondurma
  • İşlenmiş et ürünleri
  • Tavuk eti
  • Yumurta
  • Bal
  • Deri
  • Yün ve diğer hayvansal ürünler

önemli alanlar oluşturabilir.

Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Türk Cumhuriyetleri gibi pazarlara coğrafi yakınlığı, hayvansal ürünlerde ihracat açısından avantaj sağlayabilir.


23. Hayvancılığın Geleceği

Türkiye hayvancılığının geleceğinde üç temel konu öne çıkacaktır:

1. Daha az hayvanla daha fazla üretim

Hayvan sayısını artırmanın yanında hayvan başına süt ve et veriminin yükseltilmesi gerekecektir.

2. Daha düşük üretim maliyeti

Yem, enerji, veterinerlik ve işçilik maliyetlerinin kontrol edilmesi işletmelerin sürdürülebilirliği açısından kritik olacaktır.

3. Daha teknolojik üretim

Akıllı ahırlar, otomatik sağım, robotik yemleme, sensörler, yapay zekâ ve genetik analizler sektörün verimliliğini artırabilir.

2025 Genel Tarım Sayımı da Türkiye’nin tarımsal yapısının güncel biçimde ortaya çıkarılması açısından önemli bir veri altyapısı sağlayacaktır. Sayım; hayvan varlığı, arazi, işgücü, sulama, makine ve diğer tarımsal yapı göstergelerini kapsayacak şekilde yürütülmektedir.


24. Türkiye Hayvancılık Sektörünün Güçlü Yönleri

Türkiye’nin hayvancılık sektöründeki başlıca avantajları şunlardır:

  1. Büyük iç pazar
  2. Yüksek hayvan varlığı
  3. Geniş coğrafi çeşitlilik
  4. Mera ve otlak potansiyeli
  5. Gelişmiş gıda sanayisi
  6. Güçlü süt ve et işleme altyapısı
  7. Gelişen yem sanayisi
  8. Veterinerlik altyapısı
  9. Kanatlı sektöründe yüksek üretim kapasitesi
  10. Geniş ihracat pazarlarına coğrafi yakınlık
  11. Gelişen tarım teknolojileri
  12. Hayvancılık konusunda uzun bir üretim geleneği

25. Türkiye Hayvancılık Sektörünün Gelecek Potansiyeli

Türkiye’nin hayvancılık sektörü büyük bir üretim potansiyeline sahiptir. Ancak sektörün gelecekteki başarısı yalnızca hayvan sayısının artırılmasına bağlı değildir.

Daha verimli hayvanların yetiştirilmesi, kaliteli yem üretiminin artırılması, mera alanlarının doğru yönetilmesi, modern işletmelerin yaygınlaştırılması ve üreticilerin daha güçlü bir pazarlık konumuna getirilmesi önemlidir.

Aynı zamanda süt ve et sektörünün daha fazla işlenmiş ve katma değerli ürün üretmesi Türkiye’nin ihracat kapasitesini artırabilir.

Dijital teknolojiler, yapay zekâ, genetik ıslah, biyogaz, yenilenebilir enerji ve akıllı çiftlik uygulamaları ise sektörün geleceğinde giderek daha fazla önem kazanacaktır.

Türkiye’de hayvancılık sektörü, tarım ekonomisinin temel taşlarından biri olmaya devam etmektedir. 2025 yılında büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığında önemli artışlar görülürken, aynı dönemde kırmızı et ve çiğ süt üretimindeki düşüşler sektörün temel meselesinin yalnızca hayvan sayısı değil, verimlilik ve üretim ekonomisi olduğunu göstermiştir.

Türkiye’nin gelecekte rekabetçi ve sürdürülebilir bir hayvancılık sektörü oluşturabilmesi için genetik ıslah, kaliteli yem üretimi, modern işletmeler, hayvan sağlığı, teknoloji, dijitalleşme, mera yönetimi ve güçlü pazarlama sistemlerinin birlikte geliştirilmesi gerekmektedir.

Doğru yatırımlar ve uzun vadeli politikalarla Türkiye; et, süt, yumurta, bal, işlenmiş gıda ve diğer hayvansal ürünlerde hem iç pazardaki arz güvenliğini güçlendirebilir hem de uluslararası pazarlardaki konumunu geliştirebilir.

Comments

Bir yanıt yazın